Yapı Kredi Plaza, Levent İstanbul
+905426086544
info@kurtandpartners.com

26 Ekim Hasta Hakları Günü

26 Ekim Hasta Hakları Günü

Hasta Hakları Günü

Tüm dünyayı etkisi altına alan Koronavirus salgını ile birlikte sağlık sektörü ve hasta haklarının adı sıkça anılmaya başlanmış ve böylece bu yıl, hasta hakları günü geçen yılların aksine daha da anlamlı hale gelmiştir. Peki, son zamanlarda kendinden söz ettiren hasta hakları tam olarak neyi ifade etmektedir? Hasta hakları, esas olarak insan haklarının sağlık hizmetlerine uygulanması ile bireyin değer ve onuruna uygun sosyal koşullar altında bu hizmetlerden yararlanabilmesidir. Bu kapsamda gerek uluslararası hukuk alanında gerekse Türk hukukunda devlet organları tarafından çalışmalar yürütülmüş ve Dünya’da ilk defa 1981 yılında yayımlanan Lizbon Bildirgesi ile benimsenen Hasta Hakları Günü ülkemizde ise 1998 yılında kabul edilmiştir.

Hasta hakları ile; hastaların her aşamada bilgilendirildiği ve onayının alındığı, mahremiyete uyulduğu, hiçbir ayırım yapılmadan her türlü tıbbi tedaviyi aldığı, hekimini ve kurumu seçebildiği ve değiştirebildiği, kendisine sağlık hizmeti sunan sağlık personelinin kimlik ve unvanını bildiği, sağlık hizmetini güvenli bir ortamda aldığı, inançlarına saygı gösterildiği, güler yüzlü, nazik, şefkatli hizmet alabildiği, hastanede yattığı süre içinde ziyaretçi kabul edebildiği, yanında refakatçi bulundurabildiği bir sağlık hizmeti sunumu hedeflenmektedir. Bu bağlamda, hastalar da haklarına ilişkin yeterli bilgiye sahip olmalı ve uygulamanın doğru olarak işlemesini sağlamalıdır.

Bu kapsamda hasta haklarının ihlalini en aza indirmek için ülkemizde tüm hastanelere Hasta Hakları Birimleri kurulmuştur. Hasta hakları birimleri; hasta ile sağlık çalışanları arasında ortaya çıkan sorunlarının çözümünü sağlanması amaçlanmıştır. Ancak uluslararası ve ulusal mevzuat düzenlemeleri ile hedeflenen hasta haklarının uygulanabilmesi için sağlık sisteminin bu altyapıya sahip olması gerekmektedir. Ülkemizde günde 100-150 hastayı muayene etme ve bu hastalara hizmet verme yükümlülüğü olan sağlık çalışanlarının olduğu sistemde hasta hakları ihlallerinin önüne geçmek tam anlamıyla mümkün olmamaktadır.

Bilindiği üzere; hasta haklarının temel amacı, ‘güçsüz’ konumdaki hastanın toplumsal açıdan güçlendirilmesi ve desteklenmesi iken maalesef ülkemizde bunun tam tersi olarak medyada da sıkça rastladığımız üzere hasta ve yakınları tarafından sağlık çalışanlarına karşı artan şiddet vakaları söz konusudur. Dolayısıyla hastaların hakları yanında sorumluluklarının olduğu konusunu bugün vesilesiyle tekrar hatırlatmak isteriz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir