Yapı Kredi Plaza, Levent İstanbul
+905426086544
info@kurtandpartners.com

4 Ekim, Hayvanları Koruyamadığımız Gerçeği ile Yüzleşme Günü

4 Ekim, Hayvanları Koruyamadığımız Gerçeği ile Yüzleşme Günü

Hayvan Hakları Günü

Dünyada az sayıda ülke düzenlemelerinde gerçek anlamda hayvanları koruma amaçlanarak “hissedebilen varlıklar” tanımı yapılmış ve “ağır korku dahil hayvanlara acı hissettirmek” yasaklanmıştır.

Ülkemizde, hayvanların da hissettiğini, acı çektiği ve sosyal bağ kurma ihtiyacı olduğunu kabul eden, bu hakların korunmasını düzenleyen ve verilmesi gereken önem ile doğru orantılı yaptırımlar getiren yasa değişikliği uzun yıllardır beklenmektedir.

Dünya’da 1929 yılından beri Hayvanları Koruma Günü olarak anılıyor ve hayvanların korunması gündeme geliyor. Ne yazık ki ülkemizde sürekli olarak yaşanan ve kamuoyunda infiale neden olan hayvana karşı işkence haber ve görüntüleri nedeniyle konu ve düzenleme ihtiyacı zaten hep gündemimizde iken bu gün vesilesiyle ihlallere karşı yeterli cezai yaptırım içeren düzenleme gerekliliğini bir kez daha vurgulamak istedik.

Dünya Hayvanları Koruma Topluluğu (WSPA) tarafından yayınlanan Hayvanları Koruma Endeksi’ne göre ne yazık ki ülkemizin durumu içler acısı. “A” ile “G” harfleri arasında yapılan puanlamaya göre Türkiye, “E” puan grubunda yer alıyor. Bu grupta bulunan diğer ülkelerden bazıları ise Nijerya, Çin, Venezuela. 

İngiltere, İsviçre, Avusturya gibi bazı ülkelerde olması gereken düzenlemeler yapılarak ve hayvanlar “hissedebilen varlıklar” olarak nitelendiriliyor. Bu ülkelerdeki bazı düzenlemeler hayvanlara eziyetin ötesinde, korkutma gibi davranışları dahi yasaklıyor. Bunun yanında birçok başka ülkede hayvanların korunması nesli tükenen hayvanların korunması konusuna indirgenmiş durumda.

Ülkemizde yürürlükte olan 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu hayvanların korunması bakımından ve özellikle de cezai yaptırımlar bakımından yeterli olmadığı için uzun yıllardır değişiklik yapılması bekleniyor. Sahipli/sahipsiz hayvan tanımı yaparak, sahipli hayvanları “mal” gibi kabul edilerek, mülkiyet hakkı çerçevesinde sahibine haklar tanınması şeklinde değil, hayvanların birer “can” olarak kabulü düzenlenmeli.

Zaten hem toplumsal hem de hukuksal olarak fark yaratacak, temelden değişiklik sağlayacak bakış açısı, korunan menfaatin hayvanın canı olduğunun, onların da hisseden, acı çeken varlıklar olduğunun ve korunmaya muhtaç olduklarının kabulüdür. 

Maalesef koruma uygulaması için cezalara ihtiyaç duyan toplumlarda, yaptırımlarda ağırlık ihtiyacı gündeme geliyor ve ülkemizdeki en büyük tartışma konusu da zaten mevcut hukuki düzenlemelerde hayvanlara karşı işlenen suçlar için hapis cezasının düzenlenmemiş olması. Yukarıda bahsettiğimiz ülkelerde ise davranışın ağırlığına göre adli para cezasının ötesinde hapis cezaları da öngörülüyor. Örneğin İsviçre’de 3 yıla, Avusturya’da 1 yıla ve İngiltere’de 6 aya kadar hapis cezaları uygulanıyor.

Ülkemizde uygulanan yaptırımlar komik nitelikteki bir takım adli para cezalarından ibaret iken, son zamanlarda sosyal medyanın gücü ve baskısıyla hayvanlara uygulanan şiddet vakalarında tutuklama kararlarının verilmeye başlandığı görülüyor.

Bu vesileyle Kurt & Partners olarak biz de hayvanların korunması gününü anmak ve daha iyi korunmaları ve şiddete maruz kalmamaları için gerekli yasal düzenlemelerin bir an önce hayata geçirilmesi ihtiyacını vurgulamak istiyoruz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir