Yapı Kredi Plaza, Levent İstanbul
+905426086544
info@kurtandpartners.com

Singapur Konvansiyonu Türkiye Tarafından Onaylandı

Singapur Konvansiyonu Türkiye Tarafından Onaylandı

Tolga Poyraz 2 N 2

Singapur Konvansiyonu olarak da bilinen Arabuluculuk Sonucunda Yapılan Milletlerarası Sulh Sözleşmeleri Hakkında Birleşmiş Milletler Konvansiyonu, 11 Mart 2021 tarihinde Resmî Gazete’de yayımlanan 7282 sayılı Kanun ile birlikte Türkiye tarafından onaylanmıştır.

Konvansiyon’un imza töreni 7 Ağustos 2019 tarihinde Singapur’da yapılmış ve Katar’ın Konvansiyon’u onayladığı tarih olan 12 Mart 2020 tarihini takip eden altı ay sonra yani 12 Eylül 2020 tarihinde Konvansiyon yürürlüğe girmiştir.

  • Konvansiyon Neyi Düzenlemektedir?

Konvansiyon, uluslararası ticari arabuluculuk sonucunda taraflar arasında yapılan sulh sözleşmelerinin tenfizini düzenlemekte ve sulh sözleşmeleri için yasal bir çerçeve çizmeyi hedeflemektedir.

16 maddeden oluşan Konvansiyon; uygulama alanını ve genel ilkeleri, sulh sözleşmelerinin tenfizine ilişkin koşulları, sulh sözleşmesinin tenfizinin reddedilebilmesi için öngörülen nedenleri, paralel uygulama veya talepleri, diğer kanunlar ve uluslararası sözleşmeler ile çekinceleri düzenlemektedir.

  • Konvansiyon Kapsamına Hangi Sulh Sözleşmeleri Girmektedir?

Konvansiyon’un 1. Maddesine göre; uluslararası ticari bir uyuşmazlığı çözmek için arabuluculuk sonucunda taraflar arasında imzalanan yazılı sözleşmeler Konvansiyon kapsamındadır. Yazılı olarak yapılmayan sulh sözleşmeleri Konvansiyon kapsamında değildir.

Konvansiyon kapsamında ise içeriği herhangi bir şekilde kaydedilen sulh sözleşmeleri yazılı kabul edilmektedir. Yine, içeriğinde yer alan bilgilere daha sonra başvuru ile kullanılabilecek şekilde erişilebilir olan ve elektronik iletişim yöntemiyle yapılan sulh sözleşmeleri de yazılı kabul edilmektedir.

Konvansiyon, taraflardan birisinin tüketici sıfatıyla kişisel, ailevi amaçlarla veya evine ilişkin gerçekleştirmiş olduğu işlemlerden doğan sulh sözleşmeleri ile aile, miras ve iş hukuku ilişkilerinden doğan sulh sözleşmelerine uygulanmamaktadır.

  • Sulh sözleşmesinin Tenfiz Edilebilmesi İçin Gereklilikler Nelerdir?

Sulh sözleşmesinin tenfiz edilebilmesi için talepte bulunan tarafın sözleşmenin taraflarca imzalandığını ve sözleşmenin bir arabuluculuk süreci sonunda imzalandığını ispat etmesi gerekmektedir. Bu ispat sürecinde eğer sulh sözleşmesi elektronik iletişim yöntemiyle akdedildiyse bu durumda imza ispatı da elektronik iletişim yönteminin içeriği ile ispat edilecektir.

Tenfizi talep edilen sulh sözleşmesi o ülkenin resmi dilinde değilse ilgili otoriteler sözleşmenin ülkenin resmi dillerinden birisine tercüme edilmesini ve Konvansiyon’da yer alan gerekliliklerin sağlandığının doğrulanması için gerekli belgeleri talep edebilecektir.

Konvansiyon’a taraf olan ülkelerin sulh sözleşmesinin tenfizine yönelik talepleri hızlı bir şekilde sonuca kavuşturma yükümlülüğü bulunmaktadır.

  • Tenfizin Reddedilmesi İçin Öngörülen Nedenler Nelerdir?

Konvansiyon’da sulh sözleşmesinin tenfizinin reddedilmesi için öngörülen nedenler de ortaya koyulmaktadır. Yetkili otorite, ilgili tarafın sulh sözleşmesinin tenfizinin reddedilmesini talep etmesi halinde, aşağıda sayılan koşulların varlığının kanıtlanması koşuluna bağlı olarak sulh sözleşmesinin tenfizini reddebilecektir.

  • Sulh sözleşmesinin taraflarından birinin ehliyetinin bulunmaması,
  • Sulh sözleşmesinin kesin hükümsüz, geçersiz ya da uygulanmaya elverişsiz olması,
  • Sulh sözleşmesinin bağlayıcı veya kesin olmaması,
  • Sulh sözleşmesinin daha sonradan değiştirilmiş olması,
  • Sulh sözleşmesindeki yükümlülüklerin yerine getirilmiş olması veya anlaşılır ya da makul olmaması,
  • Sulh sözleşmesinin tenfiz edilmesinin, sulh sözleşmesinin şartlarına aykırı olması,
  • Arabulucu tarafından, arabuluculuğa ya da arabulucuya ilişkin uygulanan kurallarda ciddi bir ihlalin olması,
  • Arabulucunun tarafsızlığına ve bağımsızlığına ilişkin haklı şüphe uyandıran koşulları arabulucunun bildirmemesi ve arabulucunun bu ihlal ortaya çıkmış olsaydı nedeniyle taraflardan birisinin sulh sözleşmesini imzalamayacak olması.

Yukarıdakilere ek olarak, sulh sözleşmesinin taraflarından birisi talepte bulunmasa dahi yetkili otorite resen aşağıdaki hususları da inceleyerek sulh sözleşmesinin tenfizine yönelik talebi reddedebilir.

  • İcra talebinin kabul edilmesinin, ilgili devletin kamu düzenine aykırı olması,
  • Arabuluculuğa konu uyuşmazlığın tenfiz talep edilen ülkenin hukukuna göre arabuluculuk yoluyla çözülmeye elverişli olmaması.

Konvansiyon, uluslararası ticari uyuşmazlıkların arabuluculuk yöntemiyle çözümlenmesi halinde taraflar arasında imzalanan sulh sözleşmelerinin tenfiz edilebilmesi yönünde önemli bir gelişmedir. Türkiye de bu Konvansiyon’a taraf olarak ve Konvansiyon’u onaylayarak sulh sözleşmelerinin tenfiz edilebileceği ülkelerden birisi haline gelmiştir. Henüz tenfiz süreçlerinin nasıl işleyeceğine dair bir kanun çıkmamış veya kanun değişikliği yapılmamış olsa da Konvansiyon’un onaylanması uluslararası ticari uyuşmazlıklar açısından önemli bir hukuki adım olduğu aşikardır.

Saygılarımızla,

Av. Tolga Poyraz

Kurt&Partners

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir