Yapı Kredi Plaza, Levent İstanbul
+905426086544

Anayasa Mahkemesi 5651 Sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun’un Bazı Hükümlerini Anayasaya Aykırı Buldu

Anayasa Mahkemesi 5651 Sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun’un Bazı Hükümlerini Anayasaya Aykırı Buldu

anayasa mahkemesi

Anayasa Mahkemesi (“AYM”), 10.01.2024 tarih ve 32425 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 2020/76 E. ve 2023/172 K. sayılı kararı ile 5651 Sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun’un (‘’Kanun’’) bazı hükümleri ve ibareleri Anayasa’ya aykırı bularak iptaline karar vermiştir.

AYM, ilgili Kanun’un 8. maddesinin 4. ve 11. fıkraları ile 9. maddesinin 1, 3, 5, 8, 9 ve 10. fıkralarının Anayasa’ya aykırı olduğuna karar vererek iptale konu etmiştir. AYM, iptal kararını Anayasa’nın m.13. (kanunilik ilkesi), 26. (ifade özgürlüğü), 28. (basın hürriyeti), 36. (adil yargılanma hakkı) ve 38. (masumiyet karinesi) maddeleriyle ilişkilendirerek gerekçelendirmiştir. Bu bağlamda, kısmen veya tamamen iptale konu edilen hükümlerin anılan Anayasa maddelerinin sağladığı temel hak ve özgürlüklerle çeliştiği sonucuna varılmıştır.

AYM tarafından iptal edilen bahsi geçen hükümlerin Anayasa’ya aykırılık gerekçeleri şöyledir:

  1. Kanun’un 8. maddesinin 4. ve 11. Fıkraları:

Kesinleşmiş bir mahkeme kararı olmadan idari bir makam tarafından suç tespiti yapılması ve buna bağlı olarak “içerik çıkarılmasına karar verilmesi” masumiyet karinesinin ihlali olarak kabul edilmiştir.

Kanun’un 8. maddesinin 4. fıkrası; İçeriği birinci fıkrada belirtilen suçları oluşturan yayınlara ilişkin olarak içeriğin çıkarılması ve/veya erişimin engellenmesi kararı re’sen Başkan tarafından verilir. Bu karar, ilgili içerik ve yer sağlayıcılar ile erişim sağlayıcısına bildirilerek gereğinin yerine getirilmesi istenir.

Kanun’un 8. maddesinin 11. fıkrası; İdarî tedbir olarak verilen içeriğin çıkarılması ve/veya erişimin engellenmesi kararının yerine getirilmemesi halinde, Başkan tarafından ilgili içerik, yer ve erişim sağlayıcısına, ilgili içerik, yer ve erişim sağlayıcısına, 10 bin Türk lirasından 100 bin Türk lirasına kadar idarî para cezası verilir. İdarî para cezasının verildiği andan itibaren 24 saat içinde erişim sağlayıcı tarafından kararın yerine getirilmemesi halinde (…) Kurum tarafından yetkilendirmenin iptaline karar verilebilir.

7253 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’da (“7253 sayılı Değişiklik Kanunu”) yapılan değişikliklerle, Kanun’un 8. maddesinin 4. fıkrasına ‘içeriğinin çıkarılması ve/veya’ ibaresi eklenmiş, 11. fıkrasında ise ‘erişim sağlayıcısına’ ifadesi ‘ilgili içerik, yer ve erişim sağlayıcısına’ şeklinde değiştirilmiş ve Bilgi Teknolojileri Kurumu’nun içeriğin çıkartılması ve erişimin engellenmesine karar verebilmesiyle yetkisi genişletilmiştir. Bu değişiklikler, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’na (‘’BTK’’), belirli suç şüpheleri durumunda resen içeriğin çıkarılmasına ve erişimin engellenmesine karar verme yetkisi tanımaktadır.

Ancak Anayasa Mahkemesi’nin değerlendirmesine göre, kesinleşmiş bir mahkeme kararı olmadan idari bir makam tarafından suç tespiti yapılması ve buna bağlı olarak içerik çıkarılmasına karar verilmesi, masumiyet karinesini ihlal etmektedir. Bu gerekçeyle, 8. maddenin ilgili fıkralarına eklenen ibareleri, Anayasa’nın 36. (adil yargılanma hakkı) ve 38. (masumiyet karinesi) maddelerine aykırı bularak iptal etmiştir. AYM’nin ilgili ibareleri iptali neticesinde; Kanun’un 8. maddesinin 4. fıkrası; “İçeriği birinci fıkrada belirtilen suçları oluşturan yayınlara ilişkin olarak erişimin engellenmesi kararı re’sen Başkan tarafından verilir. Bu karar, ilgili içerik ve yer sağlayıcılar ile erişim sağlayıcısına bildirilerek gereğinin yerine getirilmesi istenir.” şekliyle, 8. maddenin 11. fıkrası ise; “İdarî tedbir olarak verilen içeriğin çıkarılması ve/veya erişimin engellenmesi kararının yerine getirilmemesi halinde, Başkan tarafından erişim sağlayıcısına, 10 bin Türk lirasından 100 bin Yeni Türk Lirasına kadar idarî para cezası verilir. İdarî para cezasının verildiği andan itibaren 24 saat içinde erişim sağlayıcı tarafından kararın yerine getirilmemesi halinde (…)19 Kurum tarafından yetkilendirmenin iptaline karar verilebilir.” şekliyle geçerli olacaktır.

  • Kanun’un 9. maddesinin 1. ve 3. Fıkraları:

Kişilik haklarına yapılan saldırılara karşı kademeli bir müdahale yöntemi sunmamak, ifade ve basın özgürlüklerine ağır bir müdahale olarak kabul edilmiştir.

Kanun’un 9. maddesinin 1. fıkrası; İnternet ortamında yapılan yayın içeriği nedeniyle kişilik haklarının ihlal edildiğini iddia eden gerçek ve tüzel kişiler ile kurum ve kuruluşlar, içerik sağlayıcısına, buna ulaşamaması hâlinde yer sağlayıcısına başvurarak uyarı yöntemi ile içeriğin yayından çıkarılmasını isteyebileceği gibi doğrudan sulh ceza hâkimine başvurarak içeriğin çıkarılmasını ve/veya erişimin engellenmesini de isteyebilir.

Kanun’un 9. maddesinin 3. fıkrası; İnternet ortamında yapılan yayın içeriği nedeniyle kişilik hakları ihlal edilenlerin talepleri doğrultusunda hâkim bu maddede belirtilen kapsamda içeriğin çıkarılmasına ve/veya erişimin engellenmesine karar verebilir. 

AYM’nin değerlendirmesine göre, internet içeriğinin sınırlanmasına ilişkin mevcut kurallar, kişilik haklarına yapılan saldırılara karşı kademeli bir müdahale yöntemi sunmamaktadır. Ayrıca, bu kurallar, belirli bir internet içeriğinin erişimini engelleyerek, o içeriğin belirli bir ülke sınırları içinden süresiz olarak ulaşılmasını engellemektedir. Bu durum, ifade ve basın özgürlüklerine ağır bir müdahale olarak değerlendirilmiştir. Bu nedenle AYM, Anayasa’nın 13. (kanunilik ilkesi), 26. (ifade özgürlüğü) ve 28. (basın hürriyeti) maddelerine aykırı bularak iptal etmiştir.

  • Kanun’un 9. Maddesinin 5, 8, 9, 10 ve 11. Fıkraları:

Etkin bir itiraz mekanizması olmaksızın, internet ortamındaki yayınların içeriğinin çıkarılması ve/veya erişimin engellenmesine ilişkin verilen yargı kararlarının, ifade özgürlüğünü ve internet haberciliği kapsamındaki basın özgürlüğünü sınırladığı, ölçülülük ilkesine uygun olmadığı ve belirsizlik yaratarak yargı makamlarına geniş bir takdir alanı tanıdığı gerekçesi ile iptal edilmiştir.

Kanun’un 9. maddesinin 5. fıkrası; Hâkimin bu madde kapsamında verdiği içeriğin çıkarılması ve/veya erişimin engellenmesi kararları doğrudan Birliğe gönderilir.

Kanun’un 9. maddesinin 8. fıkrası; Birlik tarafından ilgili içerik ve yer sağlayıcılar ile erişim sağlayıcıya gönderilen içeriğin çıkarılması ve/veya erişimin engellenmesi kararının gereği derhâl, en geç dört saat içinde ilgili içerik ve yer sağlayıcılar ile erişim sağlayıcı tarafından yerine getirilir.

Kanun’un 9. maddesinin 9. fıkrası; Bu madde kapsamında hâkimin verdiği içeriğin çıkarılması ve/veya erişimin engellenmesi kararına konu kişilik hakkının ihlaline ilişkin yayının (…)37 başka internet adreslerinde de yayınlanması durumunda ilgili kişi tarafından Birliğe müracaat edilmesi hâlinde mevcut karar bu adresler için de uygulanır.

Kanun’un 9. maddesinin 10. fıkrası; İnternet ortamında yapılan yayın içeriği nedeniyle kişilik hakları ihlal edilenlerin talep etmesi durumunda hâkim tarafından, başvuranın adının bu madde kapsamındaki karara konu internet adresleri ile ilişkilendirilmemesine karar verilebilir. Kararda, Birlik tarafından hangi arama motorlarına bildirim yapılacağı gösterilir.

Kanun’un 9. maddesinin 11. fıkrası; Sulh ceza hâkiminin kararını bu maddede belirtilen şartlara uygun olarak ve süresinde yerine getirmeyen içerik, yer ve erişim sağlayıcıların sorumluları, beş yüz günden üç bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır.

AYM, 7253 Sayılı Değişiklik Kanunu ile Kanun’un 9. maddesine eklenen bazı ibarelerin iptaline karar vermiştir. İptal edilen 9. maddenin 5, 8, 9, 10 ve 11. fıkraları, internet ortamındaki yayınların içeriğinin çıkarılması ve/veya erişimin engellenmesine ilişkindir. AYM, bu düzenlemelerin ifade özgürlüğünü ve internet haberciliği kapsamındaki basın özgürlüğünü sınırladığını, ölçülülük ilkesine uygun olmadığını ve belirsizlik yaratarak yargı makamlarına geniş bir takdir alanı tanıdığını belirtmiştir. Ayrıca, bu maddeler kapsamında verilen kararlara karşı etkili bir itiraz mekanizmasının olmaması da iptal gerekçeleri arasında yer almıştır. Bu nedenlerle, 9. maddenin 5, 9 ve 11. fıkralarındaki ilgili ibareler ile 8 ve 10. fıkralarının tamamını Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edilmiştir. Bununla birlikte, AYM, 9. maddenin ilgili fıkralarının iptalinin, maddede yer alan diğer hükümlerinin uygulamasını engelleyecek olması sebebiyle 6216 sayılı Anayasa Mahkemesi’nin Kuruluş ve Yargılama Usulleri Hk. Kanunun 43. maddesinin 4. fıkrası uyarınca, maddenin tamamının iptaline karar vermiştir.

Sonuç ve Değerlendirme:

AYM, Kanun’un 8. ve 9. maddesinin bahsi geçen fıkralarını ayrı ayrı değerlendirerek verdiği iptal kararı ile internet ortamındaki yayınların “içeriğinin çıkarılması” ve/veya “erişimin engellenmesi” uygulamaları bakımından ifade ve basın özgürlüğünü ve ölçülülük ilkesine uygunluğunun önemini ortaya koymuştur. Ayrıca 9. maddenin usul bakımından belirsizliği nedeniyle yargı makamlarına tanınan takdir yetkisinin genişliğine sınırlama getirmeyi amaçlamıştır.  

Söz konusu iptal kararları, Kanun boşluğu yaratmamak adına, yayımlandıktan 9 ay sonra, yani 10.10.2024 tarihinde yürürlüğe girecektir.