Yapı Kredi Plaza, Levent İstanbul
+905426086544
info@kurtandpartners.com

Pandemi ve Sözleşmelere Etkisi

Pandemi ve Sözleşmelere Etkisi

Tolga Poyraz 2 N 2

2019 sonu itibariyle Çin’de başlayarak başta Avrupa ülkeleri başta olmak üzere ülkemizi ve tüm dünyayı etkisi altına alan COVID-19 salgın hastalığının kamu ve özel kişiler arasında akdedilen sözleşmelere olan etkisi hakkındaki değerlendirmelerimizi paylaşmak isteriz.

1. İş Yerimde veya İş Yerimin Bulunduğu Bölgede Karantina İlan Edilmesi Halinde Ne Olur?

Türk Borçlar Kanunu?nda salgın hastalık, doğal afet gibi mücbir sebep halleri açık olarak düzenlenmemiş olup sadece borcun yerine getirilmesinin borçlunun sorumlu tutulamayacağı şekilde imkansızlaşması halinde borcun sona ereceği düzenlenmektedir. Dolayısıyla; bir mücbir sebep halinin borcun ifasını imkânsız hale getirebilmesi ortaya çıkan sebebin borçlunun kusurundan kaynaklanmaması ve ortaya çıkan durumun borcun yerine getirilmesini imkânsız hale getirmesi gerekmektedir. Bu bağlamda; iş yerinde veya iş yerinin bulunduğu bölgede karantina ilan edilmesi nedeniyle belirli bir tarihte hazır etmeniz gereken siparişlerin o tarihe hazır edilmesi mümkün değilse bu durumda karantina sizin kusurunuzdan kaynaklanmadığından ve borcun ifa edilmesini de imkânsız hale getirdiğinden bu durumda borcun imkansızlaştığından bahsetmek mümkün olacaktır. Burada bahsi geçen karantina idari bir karar sonucunda ortaya çıkan karantina olup salgın hastalık nedeniyle herhangi bir idari karar olmaksızın iş yerinin kapatılması mücbir sebep olarak kabul edilmeyecektir.

2. Çalışanlarımdan Bir veya Birkaçı Hastalığa Yakalanırsa Ne Olur?

Yukarıda da bahsedildiği üzere salgın hastalığın borcun yerine getirilmesini imkânsız hale getirmesi gerekmektedir. Bu nedenle bir veya birkaç çalışanın hastalığa yakalanarak karantina altına alınması iş yerinin karantina alınması sonucunda yol açmadığı takdirde borcun süresi içerisinde yerine getirilmesi gerekmektedir. İş hukuku açısından işveren ve çalışanların hakları ve yükümlülükleri ayrı bir değerlendirme konusu olup bunun için hukuk büromuzun ilgili yazısını inceleyebilirisiniz.

3. Borcun İmkansızlaşması Halinde Ne Yapmalıyım?

Mücbir sebep halleri genellikle taraflar arasında imzalanan sözleşmelerde hüküm altına alınmaktadır. Sözleşmenizde böyle bir düzenleme mevcutsa bu düzenlemeye uygun olarak hareket etmeniz gerekmektedir. Sözleşmenizde mücbir sebep halini düzenleyen bir madde bulunmamakta ise bu durumda durumu derhal karşı tarafa yazılı olarak noter veya iadeli taahhütlü mektupla bildirilerek nasıl bir yol izlenmesi gerektiğinin bildirilmesi uygun olacaktır. COVID-19 salgın hastalığı nedeniyle borcun imkansızlaşması söz konusu olduğunda borcun yerine getirilmemesi nedeniyle bir sorumluluğunuz doğmayacaktır.

4. Sözleşmemde Salgın Hastalık Mücbir Sebep Olarak Düzenlenmediği Takdirde Ne Yapmalıyım?

Sözleşmenizde mücbir sebep hali düzenlenmese dahi Türk Borçlar Kanunu?nda yer alan borcun imkansızlaşması düzenlemesine dayanabilirsiniz. Bu durumda yukarıda bahsi geçen hususlar salgın hastalık hali sözleşmenizde mücbir sebep olarak düzenlenmese dahi uygulanacaktır. Bu bağlamda; salgın hastalığın mücbir sebep olarak kabul edilmeyeceği yönündeki sözleşme maddeleri de kanuna aykırı olacağından geçersiz kabul edilecektir.

5. Ben Borcumu Yerine Getirmeye Hazır Olmama Rağmen Karşı Taraf İfa Edemiyorsa Ne Yapmalıyım?

Siz borcunuzu ifa etmeye hazır olmanıza rağmen karşı taraf COVID-19 salgın hastalığı nedeniyle borcunu ifa edemiyorsa, örneğin; İtalya?ya ihraç edeceğiniz mallar İtalya?daki karantina yasağı nedeniyle gümrükten çekilemeyebilir, bu durumda sözleşmenizde mücbir sebep maddesi varsa bu maddeden doğan yükümlülüklerin yerine getirilip getirilmediğini, örneğin; tarafınıza haber verilmesi, tespit etmeniz gerekmektedir. Sözleşmede mücbir sebep hali düzenlenmekte ise bu düzenlemeye uygun olarak hareket edilmesi gerekmektedir. Uluslararası sözleşmelerde bu konuda bir düzenleme bulunmamakta ise sözleşmeye uygulanacak hukuk çerçevesinde değerlendirme yapılması gerekmektedir. Türk hukukunun uygulandığı durumda ise salgın hastalık ve neticesinde ortaya çıkan karantina karşı tarafın kusuru ile ortaya çıkmamış olacağından ve karşı tarafın sözleşmeden doğan borçlarını ifa etmesini imkânsız hale getirdiğinden uğramış olduğunuz zararlardan ötürü tazminat talebinde bulunmanız mümkün olmayacaktır.

6. Salgın Hastalık Nedeniyle Ödeme Yükümlülükleri İmkansızlaşmış Kabul Edilir Mi?

Yukarıda da ifade edildiği üzere; salgın hastalığın bir yükümlülüğü imkânsız hale getirebilmesi için sebep-sonuç ilişkisinden bahsedilmesi gerekmektedir. Bu bağlamda; sözleşmede mutabık kalınan ödeme şekline göre değerlendirme yapılması gerekmektedir. Örneğin; sözleşmede banka hesabına transfer yoluyla ödeme yapılması düzenlenmişse bu durumda salgın hastalığın bu borcu imkansızlaştırdığını söylemek mümkün olmayacaktır. Zira, internet bankacılığı aracılığı ile de bu borç ifa edilebilecektir.

7. Karantina Uygulanan İş Yerim İçin Kira Ödemem Gerekmekte Midir?

Türk Borçlar Kanunu?nda sadece kiracının kendi kusurundan kaynaklanan bir durumda kullanamaması halinde kira ödeme borcunu yerine getireceği düzenlenmektedir. Kanun; sadece kiracının kusurundan kaynaklanan hallerde kiralanan yerin kullanılmaması halinde ödeme yapılacağı düzenlediğinden salgın hastalık nedeniyle iş yerinin veya iş yerinin bulunduğu bölgenin idari bir karar sonucunda karantina altına alınması halinde karantina süresince kira ve ortak gider borcu ödenmeyecektir. Bu durumda; yine sözleşmenin akıbeti için sözleşmede bir mücbir sebep maddesi varsa bu maddeye uyulmasına dikkat edilmelidir. Herhangi bir idari karantina kararı olmaksızın salgın hastalık nedeniyle iş yerinin kapatılması halinde ise mücbir sebep halinden bahsedilemeyeceğinden kapatılan süre için kira ve ortak gider borcunun ödenmeye devam edilmesi gerekmektedir.

8. İdari Kararla Kapatılan İş Yerim İçin Kira Ödemem Gerekmekte Midir?

İçişleri Bakanlığı?nın almış olduğu karar çerçevesinde COVID-19 salgınına karşı alınan önlemler kapsamında kafe, kıraathane, gece kulübü, bar, çay bahçesi, sinema, tiyatro gibi umuma açık alanlar kapatılmıştır. İdarenin salgın hastalığın önlenmesi amacıyla almış olduğu karar çerçevesinde bir iş yerinin kapatılması halinde de mücbir sebep nedeniyle kiralanan iş yerinin kullanılması mümkün olmayacağından kiracının kira ve ortak gider ödeme borcu kapatılma süresince ortadan kalkacaktır. Bu durumda; sözleşmenin akıbeti için kira sözleşmesinde bir mücbir sebep maddesi varsa bu maddeye uyulmasına dikkat edilmelidir. Herhangi bir idari kapatma kararı olmaksızın salgın hastalık nedeniyle iş yerinin kapatılması halinde ise mücbir sebep halinden bahsedilemeyeceğinden kapatılan süre için kira ve ortak gider borcunun ödenmeye devam edilmesi gerekmektedir.

9. Salgın Hastalık Nedeniyle Sözleşmemi Feshedebilir Miyim?

COVID-19 salgını tek başına sözleşmenin feshi nedeni olarak ileri sürülemeyecektir. COVID-19 salgını nedeniyle sözleşmeyi feshedebilmek için salgın ve buna bağlı karantina, sokağa çıkma yasağı gibi diğer hususların sözleşmeden doğan yükümlülükleri imkânsız hale getirmesi gerekmektedir. Bu halde dahi, sözleşmede mücbir sebebe ilişkin bir düzenleme var ise bu düzenlemeye uyulması gerekmektedir. Örneğin; sözleşmede mücbir sebep halinin ortaya çıkması üzerine bildirimde bulunulması ve/veya belirli bir süre yükümlülüklerin askıya alınması düzenlenmekte ise bu yükümlülüklere uyulmaksızın doğrudan sözleşme feshedilemeyecektir. Sözleşmenizde mücbir sebep halini düzenlemeyen bir madde bulunmamakta ise bu durumda; borcun niteliğine göre değerlendirme yapılması gerekmektedir. Eğer söz konusu borç kesin vadeli bir borç ise başka bir deyişle taraflar borcun sadece belirli bir tarihte yerine getirilebileceği konusunda mutabık kalmışlarsa bu durumda artık borcun tekrar ifa edilmesi mümkün olmayacaktır. Ancak, borç mücbir sebep halinin sona ermesinden sonra da ifa edilebilecekse ve taraflarca sözleşme o tarihe kadar feshedilmemişse ve bu yönde mutabık kalınmışsa borç mücbir sebep hali ortadan kalktıktan sonra yerine getirilebilecektir. Buna karşın; sözleşme feshedilmiş olsa dahi borcun süresinde ifa edilmemesi nedeniyle borçludan herhangi bir tazminat talebinde bulunulması mümkün olmayacaktır.

10. Kamu ile Olan Sözleşmelerde Mücbir Sebep Uygulaması Nasıl Olacaktır?

Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu?nun 10. Maddesinde mücbir sebep hallerine örnek olarak genel salgın hastalık da verilmiştir. Buna karşın; süre uzatımı verilmesi, sözleşmenin feshi gibi durumlar da dahil olmak üzere genel salgın hastalığın idare tarafından mücbir sebep olarak kabul edilebilmesi için genel salgın hastalığın yükleniciden kaynaklanan bir kusurdan ileri gelmemiş olması, taahhüdün yerine getirilmesine engel nitelikte olması, yüklenicinin bu engeli ortadan kaldırmaya gücünün yetmemiş bulunması, mücbir sebebin meydana geldiği tarihi izleyen yirmi gün içinde yüklenicinin idareye yazılı olarak bildirimde bulunması ve yetkili merciler tarafından belgelendirilmesi gerekmektedir. Mücbir sebeplerden dolayı sözleşmenin feshedilmesi halinde, yüklenicinin hesabı genel hükümlere göre tasfiye edilerek, kesin teminat ve varsa ek kesin teminatlar yükleniciye iade edilir.

11. Salgın Hastalık Nedeniyle Borcun İfa Edilmesi İmkansızlaşmadı Ancak Güçleştiyse Ne Yapılabilir?

Salgın hastalık nedeniyle sözleşmeden doğan borcunuzu ifa etmeniz imkansızlaşmadı, fakat güçleştiyse, örneğin; internet üzerinden uzaktan sunulan reklam, video, içerik oluşturma hizmetleri, bu durumda Türk Borçlar Kanunu?nun aşırı ifa güçlüğü maddesine başvurulabilecektir. Aşırı ifa güçlüğünden bahsedebilmek için salgın hastalığın borçludan borcunu ifa edilmesinin istenmesinin dürüstlük kurallarına aykırı düşecek derecede borçlu aleyhine değiştirmesi gerekmektedir. Örneğin; idari bir karar veya karantina nedeniyle kapatılan stüdyonuzda yapabileceğiniz bir çalışmayı salgın hastalık nedeniyle evinizde yapmanız söz konusu ise ve bu durum aleyhinize bir sonuç ortaya koymamaktaysa aşırı ifa güçlüğünden bahsetmek mümkün olmayacaktır. Buna karşın; sözleşmeden doğan borcunuzu evinizde ifa etmeniz için değeri çok yüksek olan ekipmanlar almanız gerekmekteyse ve stüdyodaki ekipmanlarınızı da almanız mümkün değilse aşırı ifa güçlüğünden bahsetmek mümkün olabilecektir. Aşırı ifa güçlüğünü ileri sürebilmek için bir diğer koşul ise borcun henüz ifa edilmemiş veya edilmişse de hakların saklı tutularak edilmiş olması gerekmektedir. Bu nedenle de salgın hastalık nedeniyle imkansızlaşmayan, ancak aşırı güçleşen bir ediminiz bulunmaktaysa ve yerine getirilmesi gündemdeyse mümkünse noter kanalıyla mümkün değilse başka ispat edilebilecek bir şekilde fazlaya ilişkin haklarınızı saklı tuttuğunuzu bildirmenizi tavsiye ederiz. Yukarıdaki şartların yerine getirilmesi üzerine aşırı ifa güçlüğü halinde mahkemeye başvurarak hâkimden sözleşmenin yeni koşullara uyarlanmasını talep etme, bunun mümkün olmaması halinde ise sözleşmeyi feshetme hakkınız bulunmaktadır.

Konu hakkında ayrıntılı değerlendirme ve özel uygulamalarınıza yönelik hukuki yolların belirlenmesi için bizimle irtibata geçmekten çekinmeyiniz.

Tolga Poyraz

Avukat, LLM

tolga.poyraz@kurtandpartners.com

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir